Meta dolandırıcılık davasında deliller karartma suçlaması
Meta’ya karşı açılan dolandırıcılık reklamları davasında, kaliforniya federal yargıç P. Casey Pitts, şirketin davacıya zarar veren temel verileri yok ettiğini veya silinmesine izin verdiğini tespit etti. Andrew Forrest’ın avukatları, bu davranışın sahte içerikten sorumlu kıldığını vurguladı. Meta, verileri kendi sistemlerinde bulduğunu iddia ederken, iki yıl süren keşif iddiası, yargıç tarafından “mantıklı değil” olarak değerlendirilmiş. Bu karar, şirketin 1996’da yürürlüğe giren İletişim Ahlakı Yasası’nın 230. maddesiyle korunduğunu savunmasını zayıflatıyor.
Forrest, 2019’dan bu yana Facebook’ta binlerce yanıltıcı reklamda kendi görüntüsünün dolandırıcılık amacıyla kullanıldığını iddia ediyor. Milyarderin hukuk ekibi, Meta’nın yapay zeka araçlarının sahte reklamları dağıtmadan önce optimize edip kişiselleştirdiğini öne sürüyor; bu sayede Meta, sadece bir aracı değil, aktif bir katılımcı olarak görülüyor. Massachusetts Yüksek Mahkemesi, 230. maddenin Instagram’ın çocuk bağımlılığı davasından korumadığını belirtti. Şirket, Los Angeles ve New Mexico jürileri tarafından da çocuklara zarar vermekten sorumlu bulundu.
Yargıç, Meta’nın davranışını “akıllıca bir ihmal” olarak nitelendirdi. Şirketin dokunulmazlık talebi, “önceki mahkemelerde korunan” bir savunma olarak ileri sürülmüş olsa da, bu davada “dokunulmazlık” gerekçesi kabul edilmeyecek. Meta, verilerin keşif sürecinin iki yıl sürmesiyle ilgili iddialarını savunurken, yargıç “iki yıl” ifadesini “mantıksız” olarak neredeyse reddetti. Bu durum, sosyal medya devinin platformundaki içerik sorumluluğu konusundaki önceki savunmalarını sarsıyor.
Dava, hâlâ ön duruşma aşamasında. Hakim, sene sonuna doğru yapılacak duruşmada Meta’nın dokunulmazlık gerekçesiyle davanın düşürülmesini talep edeceğini öngörüyor. Ancak, davacıya ait yok edilen veriler, Forrest’ın hukuk stratejisinin merkezinde yer alıyor; bu veriler, Meta’nın reklamları yeniden şekillendirme sürecini göstererek dokunulmazlık iddiasını yıkmayı hedefliyor. 1996 yasası, internet şirketlerini platformdaki içeriklerden muaf tutuyor ama bu davada yeni bir sınır çekiliyor.
Meta’nın sahte reklamlarındaki rolü, 2019’dan bu yana binlerce mağduriyeti tetiklediği iddialarıyla birleşiyor. Şirket, yapay zeka araçlarıyla sahte reklamları optimize ettiğini savunurken, mahkemeler bu yaklaşımın “aktif bir katılım” olduğunu kabul ediyor. Bu durum, sosyal medya devinin yasal stratejilerinde büyük bir dönüşümün habercisi.
Sonunda, Meta’nın bu çabaları, gelecekte benzer davalarda nasıl bir önceden örnek oluşturacak? Gelişmeleri yakından takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber

