Salı, 22 Eylül 2026

Hiç Ağrı Olmadan Büyüyen Böbrek Taşı, Geyik Boynuzu Ameliyatıyla Çıkarıldı!

3 dk okuma 0 yorum

Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, İstanbul’daki üroloji kliniğinde yaptığı açıklamalarla, böbrek taşları konusunda doğru bilinen yanlışları gündeme getirdi. O, “Böbreklerinde taş olan her hastanın ağrı hissetmeyebileceğini” belirtti ve “kontrollerini aksatmamalılar, düzenli ürolog ziyaretleri şart” diye ekledi.

Kim? Üroloji uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat; Ne? Böbrek taşlarının yaygın yanlışlarını yansıtarak, hastanın ağrı hissetmediği bir vakayı anlattı; Nerede? İstanbul’daki bir kliniğe; Ne zaman? Bugün, saat 10’da; Neden? Halkı bilinçlendirmek; Nasıl? Klinik ortamında yapılan bir röportajla.

Hastalığın hikayesi, bir kez sol böbrekinde taş hastalığı olan ve taşını almış bir hasta üzerinden anlatıldı. Ancak maalesef o böbrekte kalıcı hasar gelişmişti. Bu yüzden hastanın sağ böbreği, 20‑25 santimetreküp boyutunda, 5 cm uzunluğunda, 4,5‑5 cm genişliğinde “geyik boynuzu” boyutunda dev bir taş içeriyordu. Operasyon, “geyik boynuzu” adı verilen bu dev taşın temizlenmesiyle tamamlandı. Hasta, operasyon sonrası sağlıkla yaşamına devam ediyor, fakat hâlen ürolojik kontrol altında.

Sağlıklı bir bakış açısıyla, Bolat, “Böbrek taşları genellikle hayvansal protein tüketiminin fazla olmasıyla ilişkilidir. Ürik asit birikerek taş oluşturur” diyerek, “bitkisel kaynaklı gıdaların da taş hastalığını azaltabileceğini, ancak bunları kontrollü almak gerektiğini” vurguladı. Aynı zamanda “böbrek taşı olmayanlara göre hastalık riskinin %14 daha fazla” olduğunu belirtti.

Sokağa çıktıda, halk arasında “Ağrım olursa ben ağrı kesicilerle kendimi tedavi ederim” görüşü yaygın. Ancak Dr. Bolat, “ağrı hissetmemek, taşın varlığını gizlemez” diyerek, düzenli kontrolün önemini bir kez daha hatırlattı. Bu görüş, hastaların “ben ağrı hissetmiyorum, taşım yok” düşüncesini yıkıyor.

Hastanın genetik yatkınlığı da ortada. Babası ve dedesi de taş hastasıymış. Doktor bu verileri kullanarak, “genetik faktörlerin taşı oluşumunda önemli rol oynadığını” söyledi. Bu yüzden, aile geçmişi olanların da “böbrek taşı” kontrolü yaptırması şart.

Beslenme konusunda da uzman, “hayvansal protein tüketiminin sınırlanması, su alımının artırılması ve gerektiğinde bitkisel takviyelerin kontrollü kullanımı” önerdi. Ancak “bütün takviyelerin toksik etkileri olabilir” diye uyararak, “dozaj kontrolü”yi zorunlu kıldı.

Son olarak, Bolat, “böbrek taşı hastalığı, erken teşhisle büyük ölçüde önlenebilir” diyerek, “hastaların şüpheleri olduğunda derhal bir ürologla görüşmeleri lazım” söyledi. Bakalım bundan sonra ne kadar erken teşhisle bu tür dev taşların önüne geçilir?

Kaynak: Orijinal Haber

Arzu Develi

Arzu Develi, Olayım Haber bünyesinde editör. Haber metinlerinin kaynak kontrolünü ve dil düzenini yapıyor; güncel gelişmeleri tarafsız bir dille okuyucuya ulaştırmayı hedefliyor. Yayına hazırladığı haber sayısı: 502.

Arzu Develi yazarının 589 haberi →

Yorum Yap